Arabesk müzik ile Türk sineması (Yeşilçam) arasındaki bağ, dünya müzik/sinema tarihinde eşine az rastlanır bir entegrasyona sahiptir. 1970'lerden 90'lara kadar süren bu dönemde, kaseti çıkan hemen her arabesk sanatçısının albümle aynı adı taşıyan bir sinema filmi çekilmiştir.
Bu filmler, genellikle kısıtlı bütçelerle çekilmesine rağmen inanılmaz gişe rekorları kırmıştır. Hikayeler basittir ama vurucudur: Taşradan gelen genç bir yeteneğin büyük şehirde tutunma mücadelesi, imkansız aşklar, hain yapımcılar ve feleğin sillesini yemiş karakterler. Şarkılar tam da filmin en can alıcı noktasında devreye girer ve izleyiciyi duygusal olarak zirveye taşır.
Ferdi Tayfur'un 'Çeşme', Müslüm Gürses'in 'Acı Yollar' filmleri sadece gişede başarı elde etmemiş, aynı zamanda halkın sinema salonlarını doldurarak ortak bir kederde ve isyanda birleşmesini sağlamıştır. Bugün bile bu filmler televizyonlarda izlenmeye ve nostaljisini korumaya devam etmektedir.
